kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Temmuz 2014 Perşembe

BÖN BÖN BAKMA KİTAP OKU




2014 'e amacım elli kitaptı ancak daha yarısına gelemedim.Temmuz sonu itibariyle yirminci kitabımı bitirmiş bulunmaktayım.İlk onu şöyle:

1. 2 Tam 1 Tek Bülent Gardiyanoğlu

Okuduğum ilk kitabıydı.Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine kendisini takip etmeye başladım.Çok büyük puntolarla birkaç saatte bitirilebilecek herkesin anlayacağı dilden yazılmış bir kitaptı.

2.Füreya-Ayşe Kulin

Çok geç okumuşum bence.Harika bir biyografi.Füreya Koral'ın hayatı Ayşe Kulin'in anlatımıyla müthiş bir kitaptı.

3.Kardeşimin Hikayesi-Zülfü Livaneli

Dili çok akıcı olaylar çok sürükleyici.Zülfü Livaneli yine kalemini konuşturmuş.

4.Beyoğlu Rapsodisi-Ahmet Ümit

Ahmet Ümit kitaplarını çok severim.Buda sürükleyici çok iyi bir finalle beğendiğim bir kitabı oldu.

5.Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler-Jan-Philip Sendker

Sonu süprizle biten güzel bir aşk hikayesi.

6.Aşkın Peygamberi-Eda Bilek

Çok akıcı bir kitaptı.Çok beğendim.

7.Kocan Kadar Konuş-Şebnem Burcuoğlu

Komik ve eğlenceli bir kitap.Türk aile yapısını güzel özetlemiş

8.Bana Allah Yeter -Uğur Koşar

Bu kitabını beğendim ama serinin devamı hüsrandı benim için.

9.Böğürtlen Kışı-Sarah Jio

Gerçekten çok beğendim.Çok çabuk bitti.Sürükleyici bir hikaye.

10.Hiç Kimse Sıradan Değildir-Markus Zusak

Okuduğum ilk kitabıydı yazarın.Yalın anlatımı sürükleyici hikayesiyle bir kaç günde bitti.





11 Mayıs 2014 Pazar

EN GÜZEL HEDİYE



Anneler gününe en güzel hediye çiçek ve kitap.Tüm annelerin anne adaylarının içinden anne olmayı dilemiş herkesin anneler gününü kutlarım.

5 Mayıs 2014 Pazartesi

6 Kasım 2013 Çarşamba

SENDEN ÖNCE BEN


Tatilde almıştım bu kitabı.Yazarın anlatım dili gerçekten çok iyi.Kısa sürede bitirdim.Ama ayy alın kahrolacaksınız ağlamaktan gebereceksiniz diyemeyeceğim.Ben mi çok ruhsuz oldum ne?Duygusal bir kitap evet.Ama ağlamadım.Kitabı beğendim okumanızı tavsiye ederim.

Arka Kapak Yazısı

Birbirlerine aşktan başka verecek hiçbir şeyleri yoktu...

Yaşamın ince detayları Loudan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var? Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor? Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir? Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık soru ve cevaplarla dolu olduğu...

Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor.

Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lounun rengârenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur?

Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün...

5 Kasım 2013 Salı

HIRSIZLAR




Kitap okumayı çok seviyorum.Bu sene yirmi bir kitap bitirdim.Birde sayıyorum evet üst üste koyuyorum bakıyorum.Hoşuma gidiyor.Bazı aldığım çok merak ettiğim kitapları okumaya bile zor kıyıyorum hemen bitecekler diye.Bu kitap sevgisini eşime de bulaştırdım.O da sayemde okuyor hatta birbirimizle yarışıyoruz diyebiliriz.O daha çok tarihi kitaplar ve macera kitapları severken,ben aşk olsun iyi kurgulanmış bir roman olsun bu tarz kitapları seviyorum.Çok büyük değil kitaplığımız henüz.Kitabımız bittikçe oturup hangi kitapları istiyorsak siparişini veriyoruz.İnternet olmasa eminim daha çok okuruz.Televizyon zaten açmıyoruz bile artık.
İzlemek istediğim birşey varsa internetten sonradan izliyorum.
Beni en çok rahatsız eden konu ise kitap hırsızları.Ben artık onlara hırsız diyorum.Çünkü ödünç alınan şey geri verilmiyorsa bu hırsızlıktır.Bende onu paramla alıyorum en nihayetinde.Geri getirmemiş üstüne üstelik başkasına vermiş.Ondan da geri almamış.Bu çok büyük terbiyesizlik bana göre.Hee bu da yetmiyor başka kitabı istiyor.Siz olsanız naparsınız?Böyle bir şey olabilir mi?Nedir bu yüzsüzlük?Kitap olduğu için mi bu böyle?Başka bir eşya olsaydı bu kadar yüzsüzlük yapabilcek miydin?
Diyorum ki bende dişimden tırnağımdan arttırıp alıyorum o güzel kitapları.Ya benim baktığım gibi bakın.Ben bakamam diyorsanız da rica ederim almayın. Mücevherim çalınmış gibi hissediyorum o zaman.

3 Kasım 2013 Pazar

Sevdin mi Ferhat Gibi Sev


Artık hayatın başka yönlerini görmek ve keşfetmek istiyorum.Bu dünyaya sadece işe gelip gitmek fatura borç ödemeye gelmiş gibi hissediyorum.Akşamları eve gel gene çalış.Hiçbir şey ruhumu tatmin etmiyor nedense.Siz de böyle misiniz?Yani başka arayışlar içine girer misiniz?Bu can sıkıntısı da değil.Hafta sonları evet bir şeyler yaparız ama işte alışveriş merkezine gitmek ,çocuğu eylemek (çok büyük bir iş tabiki)yemek,temizlik.Kırk yılda bir dostlarla bir araya gelmek ki paha biçilemez.Eee başka bir şey yok.Hani bir şey için yararlı olmak birinin hayatına dokunmak çok zor değil diye düşünüyorum.Bu sıralar Erdal Demirkıran okuyorum oda ufkumu genişletti açıkçası.Diyor ki;sevdin mi Mecnun gibi sevip düşme çöle,
                         sevdin mi Ferhat gibi sev hiç olmazsa,
                         git dağ del,su getir köyüne de aşkın bir işe yarasın!

Ne kadar doğru sözler.Boş boş yaşamayı bırakmalıyız.Biraz sorgulamalıyız.Bir bakıyoruz ki seneler geçmiş ne yaptık hiç koskoca hiç.Ve hiçbir şey hatırlamıyoruz.Bizim elimizle ittiğimiz şeyler başkalarının hayatlarında  çok şey değiştirebilir.Hayatta en büyük mutluluk bana göre gece başını yastığa huzurlu ve mutlu bir şekilde koyabilmektir.Bir ekmeğin ,bir sözün,bir gülümsemenin getireceği şeyler hiç de zor şeyler değil.




Görsel alıntıdır.

22 Ekim 2013 Salı

BİR KAHVE



Bazen bir kitap bir kahve bile insanın en büyük lüksü olabiliyor.Hayatın keyif veren anlarından biri.Bir okuma  köşesi yapabilmek en büyük arzum şu zamanlarda.Bir kitaplık ve içine gömülceğim bir koltuk başka bir şeye gerek yok.Hee bir de kahve olursa değmeyin keyfime.





6 Ekim 2013 Pazar

BU SENENİN KİTAPLARI




Bu senenin kitapları bunlar bir kaç tane de başkalarına verdiklerim var.Yaklaşık onbeş olmuştur.Şuan okuduklarımı daha koymadım.Ama yeterli değil bence.Keşke daha fazla okuyabilsem.Öyle güzel ki başka hayatlara girmek başka dünyalardan bakmak dünyaya.


20 Şubat 2013 Çarşamba

OKUNACAK KİTAPLAR

Bora'nın kitabı bitti bile.İşe giderken zor oluyor ama okumalıyım mutlaka.

20 Kasım 2012 Salı

KİTAP TOPLAMA KAMPANYASI




ben bir koli gönderdim.Sizde gönderin biriktirmeyin birilerinin işine yarıcaktır mutlaka.


Kitap göndermek isteyenler herhangi bir MNG Kargo şubesine giderek 128176984 müşteri numarası ile kayıtlı "ŞANLIURFA KİTAP KAMPANYASI" ismine HARRAN KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ adresine gönderebilirler...




21 Ekim 2012 Pazar

Aşka Şeytan Karışır




Sıradan insanlar yoldan çıkmaz, en masumlar günahkar olmaz, iyiler kötülük yapmazdı; eğer aşka şeytan karışmasaydı..

Hande Altaylının anlatım dilini gerçekten çok beğendim.Hikaye bilindik ama sonu süpriz.Kafa yormayan sürükleyici bir roman.







15 Eylül 2012 Cumartesi

LA / SONSUZLUK HECESİ




Bir gün Sabâ Melikesi Belkıs’tan, Âdem’le Havva’nın hikâyesini anlamanın bütün bir insanlığın da hikâyesini anlamak manasına geldiğini öğrendim. İnsanın bütün halleri Âdem’de gizliydi ve bütün macera onun hikâyesinde özetlenmişti.

Bu cümleyi yıllarca içimde gezdirdim de bir türlü kalemi elime alamadım, anlatmaya kalkışamadım


Ne zaman ki, kalmaiçin değil uğrayıp geçmek için kadem bastığımız, kök attığımız değil kısa bir gölge saldığımız şu dünyada bir cennet sürgünüyle yazgılandığımı anladım ve Kelimeler Kitabı-çift isimler sahifesinde, Âdem’le Havva’nın yanına bir de Habil’le Kabil’i ekledim. O zaman anladım anlatma zamanının geldiğini.


Hikâyenin ismi düştü dilime bir gece: LÂ.


İLLÂ, dedim.


Bir ömür boyu aradığım hece harfinin LÂ olduğunu bildim.



Her zaman anlatılan Ademle Havva hikayesinden farklı.Daha duygusal daha şiirsel.Akıcı bir dil ve betimlemeler daha farklı yapıyor diğerlerinden.




üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için:

Bir: Kelimeler

İki: Aşk

Üç: Annelik duygusu


Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva'ya kaldı.

Ama aşk çok ağırdı.

İkisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, ikisinin zembili de aşkı bir başına kaldıramayınca, bölüştüler yükü. Yarısını Adem sırtlandı, aşkın yarısı Havva'ya kaldı.


Öyle sert düştüle ki dünyaya, bu fenaya, Adem2in dizlerinin bağı çözüldü, ciğerleri yandı. Nutku tutuldu. Üçüncü defa, bildiği kelimelerin hepsini önce unuttu. Sonra bir kısmını hatırladıysa da o bir kısmını kıyamete değin unuttu.


Aşk? Daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. Kabına sığmamıştı. Bir yarısı yollarda kayboldu. Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı.


O gün bu gün yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu.

Annelik duygusu?

Havva'nın cennet duygusu.

Gönül evinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu."


11 Eylül 2012 Salı

DANS ET BENİMLE

Çocuğunu evlatlık veren birisini tanıyorum. Bu yaptığı en zor şeydi. Ve tam olarak neler hissettiğini bilmesem de şunu biliyorum ki onu terk etmeyi asla istemezdi. Asla!" Hayatın dar patikalarında yürümeye bir dansla başlayan Jane, evlatlık verdiği, vermeye mecbur bırakıldığı, kızı Chloe'nun acı veren özlemini uzun seneler sessizliğe bürünmüş yüreğinde yaşar. Bir tarafta kızının hayatını altüst etmek istemezken öbür tarafta annelik duygularını dizginlemekte zorlanır. Chloe'ya ilk önce bir dost gibi yaklaşan Jane, ustaca kaleme alınmış bu romanda, kendini bir zamanlar yaşadığı zorlukları yaşayan kızına yardım ederken bulur. Uzun bir zaman yaşanmışlığını ve kalp kırıklarını onarmaya çalışan Jane'e hayat mutluluğa giden yolda yürümesi için artık göz kırpmıştır ve bir zamanlar onu karanlığa sürükleyen dans, ona yeni bir aşkı ve kızını geri vermiştir.



İlk sayfalarında sıkıldım biraz.Ancak devamı beni sardı.15 yaşında yapılan bir hatanın geri dönüşü.Bir annenin hissettikleri yaşadıkları.

25 Ağustos 2012 Cumartesi

VASİYET


Sırlara dolanmış romantik bir macera."

Sarasota Herald-Tribune

"Parıltılı yaşamlar arasında seyreden bir serüven."

New York Daily News

"Adler'in okumaktan büyük keyif alacağınız bu son romanı, Akdeniz'in parmak ısırtan o istisnai güzelliğinin bir portresi gibi. Tek kelimeyle özgün ve sürükleyici."

Book Reviews

New York Times en çok satanlar yazarları arasında yer alan Elizabeth Adler sizi, yalanlarla örülmüş hayatların eşliğinde ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bir Akdeniz seyahatine davet ediyor. Aydınlatılması gereken faili meçhul bir cinayet, yapılacaklar listesinin en başında yer alıyor.

alıntı



Tatilde okuduğum yalın anlatımıyla sürükleyici bir roman.

3 Temmuz 2012 Salı

AŞKIN PEYGAMBERİ




Arka Kapak

Gözlerini yumdu. Kalbine dokundu ve "Muhammed" dedi kadın!
O vakit çekildi sular, tufanı durdu! "Muhammed" dedi, ateşi güle değdi. "Muhammed" dedi, kuyu sonsuz kapılara açıldı! Bir kez daha "Muhammed" dedi. Aşk ile gül ile ümit ile gözleri ötelere uzandı!
Bu kez anladı, bulmuş olmanın tarifsiz sevinciyle. Kalın bir defter çekti önüne.
"kurtuluşun sırrı" diye yazdı başlık sahifesine! Altına daha küçük harfler ile ekledi: " yalnız benim kurtuluşuma değil tüm yaratılmışların"… Defteri bir kenara itti! Üzerinden geçtiği tüm isimlerin kapısına bir kez daha gitti! Aradığı ismi bulmuştu da, ismi bilmek yetmezdi karanlığının aydınlanmasına… Bildiğinin üzerinden hissede hisse de geçmeli ve yaşamalıydı her zerresiyle! Böyle irkildi kadın… "Öyleyse Muhammedi yaşamalıyım ve onda kaybetmeliyim kendimi" dedi.





Okunması gereken, peygamber efendimizin hayatını çok güzel ve akıcı bir şekilde anlatan bir kitap.

26 Mayıs 2012 Cumartesi

ÜÇ KADIN ÜÇ PIRLANTA



Konusu:


Üç kadın, üç hayat ve evlilik hayalleri Kulağa çok hoş gelen bu sözcükler, bir anda kâbusa dönüşebilir... ve her kadın aşağıda anlatılan küçük hikâyelerden birini, bir şekilde yaşayabilir. 

Emmy, nişan yüzüğünü parmağına takmaya bir adım kala yirmi üçlük bir çıtır uğruna erkek arkadaşı tarafından terk edilir. Beyaz gelinliği ve muhteşem düğün hayalleri bir anda suya düşer... Arkadaşları, yaşadığı hayal kırıklığını unutması için erkeklerle gününü gün etmesini tavsiye ederler. Ama Emmy için sorunun çözümü gerçekten bu mudur? ... 

Leigh, yayıncılık dünyasında hızla yükselen başarılı bir kadındır. İmrenilecek bir işi, herkesin hayran olduğu mükemmel bir erkek arkadaşı ve hayalinikurduğu gibi bir evi vardır. Ama edebiyat dünyasının ele avuca sığmaz yazarı Jesse Chapman'ın son eserini yayına hazırlarken bu pırıltılı yaşamın içindeki çatlakları ve karanlık köşeleri fark etmeye başlar. Gerçek Leigh'in yaşamı acaba hangisidir? ... 

Adriana, ünlü bir mankenin muhteşem güzellikteki biricik kızıdır. Dokunduğu erkekler onun elinde adeta bir oyuncağa dönüşür. Ama Adriana'nın annesi otuzuna yaklaşmakta olan kızına, artık evlenmesi gerektiği gerçeğini sık sık hatırlatır. Evet, yaş ilerledikçe güzelliğin de gitgide söndüğü acımasız bir gerçektir. Acaba annesi gerçekten haklı mıdır? ..



Şeytan marka giyer'in yazarından eğlenceli ,dedikodulu yaz kitabı.

22 Mayıs 2012 Salı

KIŞ BAHÇESİ



Kristin Hannah Kış Bahçesinde  karakterlerine hayat verirken onların psikolojilerini bizlere derinlemesine anlatıyor. Yaşadıkları ortamda siz de kendinizi buluyorsunuz; Rusya’nın soğuğunda üşüyor, Afrika’nın sıcağında yanıyorsunuz. En önemlisi Vera’nın hayat hikayesi anlatılırken onun yaşadıklarını içinizde bir sancıyla siz de yaşıyorsunuz. Bir ailenin gizli kalan geçmişinin, geleceğini bu kadar etkileyeceğini kim bilebilir?

ilk sayfaları sıkıcı olsa da sonrasında sarıp sarmalayan çok güzel bir kitap.

26 Mart 2012 Pazartesi

KUNDAKÇI


Aptal değilsiniz.
Kusursuz anne diye bir şey olmadığını biliyorsunuz.
Diğer pek çok kitap size olduğunu söyleyecektir ama bu kitap size yalan söylemeyecek.
Zayıftım ve ihanet ettim ve cezalandırıldım ama Tanrım bütün bunlar sırasında çocuğumu sevdim.
Sevgi hiçbir zaman yıkılmamak ve size yaptıkları şeylerden daha güçlü olduğunuz anlamına gelir. Bunun doğru olduğunu biliyorum; çünkü yangını yaşadım ve ben sevginin hayatta kalabildiğinin kanıtıyım.
Kusursuz bir anne değilim ama size kusursuz gerçeği anlatacağım çünkü burada siz ve ben konuşuyoruz.
Bu benim hikâyem.


Çok beğenerek okuduğum bir kitap.Tavsiye ederim.


24 Mart 2012 Cumartesi

KADIN GİBİ DAVRAN ERKEK GİBİ DÜŞÜN






İşte aradığım gibi biri!” demeden önce okumanız gereken tek kitap. Yazarı mı?… O bir ilişki uzmanı değil, Amerika’nın en ünlü stand-upçısı Steve Harvey. Dinleyicilerinden gelen binlerce “Çilek Mektup”tan sonra; ilişkiler, aşk, kadınlar ve erkekler üzerine hem eğlenceli, hem de oldukça gerçekçi önerilerle çıktı karşımıza.
Steve Harvey açık yüreklilikle, “İlişkilerde şimdiye kadar kullandığınız oyun kitabının modası geçti,” diyor. İşte size oyunu kazandıracak bazı ipuçları:
- Erkeğin ilişkiyi ne kadar ciddiye aldığını anlamak için sormanız gereken beş soru
- Erkeklerin gerçekte gereksinim duyduğu üç şey
- Eşinizin ana kuzusu olup olmadığını anlamanın yolları ve çözümleri o Erkekleri aldatmaya zorlayan nedenler ve bunu önlemek için yapmanız gerekenler
- Erkeklerin istediğiniz gibi davranmasını sağlayacak tüm gizli, ama basit sırlar

Kadınların hepsinin bildiği ama bir türlü  başaramadığı davranışları erkek gözüyle ele alan bir kitap.Eğlenceli bir solukta okuncak bir kitap