13 Kasım 2013 Çarşamba

KENDİMLE GURUR DUYUYORUM

Sizin hiç hayalleriniz öldü mü?Benim öldü.Hayatınızda yalnızca bir kere yaşayabileceğiniz bir şey hiç burnunuzdan geldi mi?Yada hayatınızın en güzel anları size zehir oldu mu?Doğum yapmaktan bahsediyorum.
İnsanın en güzel anı bazen ciğerinden çıkmayacağı bir ana dönüşebiliyor.Hemde herkes tarafından.Sanki bir tek sen yalnışsın herkes doğru.Hayatta bazı şeyler var ki bir daha yaşamaya imkan yok.O güzel bebeğin kucağına aldığın an.Onun kokusunu defalarca içine çektiğin an.Defalarca koynunda uyuttuğun an.Şimdi neden oğlumun bebekliğine dair hiçbirşey hatırlamıyorum.Onu sevmiş miydim?Kucağıma almış mıydım?Kokusunu duymuş muydum?İlk defa ne zaman anne demişti?
Şimdi niye hala bebek mağazalarında dolaşıyorum ki?İstemiyorumki başka bebek.Hiçbir şeyden hevesimi alamadığım için mi?Neden bana da çok hassas davranmadılar. Lohusa o demediler mesela.
Dünya üzerime geliyormuş gibi hissettim.İnsan çocuğu küvezde olan bir kadına bir yalnış anlaşılmadan dolayı doğumunu bu hale getirir mi?
Bir sürü şey yaşandı.Seneler geçti evet ama içimde  çok uhde kaldı.

Geçen gün bir bebek mağazasında  oğlumun doğumunda yattığım hastanenin odasındaki şu el temizleme zımpırtısından vardı.Koklayınca ağladım biliyor musunuz?

Zor günler yaşadım tek başına atlatmakda kolay olmadı tabikii.

Artık dediğim şu ben ne kadar güçlüyüm.Ben ne kadar güçlüymüşüm ya.Ben neler yapmışım.Hastalıklı bir çocuğa kendi başıma baktım ve tüm çabalarım da meyvesini veriyor.Oğlumla gurur duyuyorum.Bir dakika önce kendimle.Kendimin önünde saygıyla eğiliyor kendi ellerimden öpüyorum:))Yüreğime sağlık.Kendimle gurur duyuyorum..

10 Kasım 2013 Pazar

6 Kasım 2013 Çarşamba

KUMA MIYIZ?



Nedir bu kaynana sorunları arkadaş.Çevreme bakıyorum on kişiden belki biri anlaşabiliyor.Neden kuma olarak görülüyoruz anlamıyorum ki?Bunun altında yatan nedenlerin biri de bana göre annelerin oğullarına aşırı düşkün olması.Ve genelde kocalarından hayır gelmeyen kadınlar oğullarına sarılıyorlar.Onlardan beklentileri büyük.Bana  yakın otursun her istediğimde gelsin.Gelin köpek olsun gibi.Ama benim kızım kimseye köpek olmasın.O benim evladım gelin el nede olsa.Ben hep duyarım genelde evlenirken şöyle söylenir onlar mutlu olsun da ,herşey onların mutluluğu için.İyi tamam da kardeşim izin vermiyorsun ki bir susmuyorsun ki mutlu olalım.Geline alınan herşey haram zaten çalışsa da çalışmasa da.Eşim bana onun yanında bişey olsa ona  mı alıyorsun diye illa sorar.Yada ben alsam yok muydu senin bundan der.Yada oğlum senin botun var mı der mesela bot aldığımda.Yani sanki biz yabancıyız eşimle.Bizi birbirimize kırdırmaya çalışmak ne demek?Böyle sevmezler saymazlar ama beklentiler hiç bitmez.Bizi aramadı gelmedi şunu dedi ablanı aramamış.Tamam sevmiyorsun eyvallah ama bişi de beklemeyeceksin değil mi?Ne kadar ekmek o kadar köfte.Ben karşı değilim annesiyle tabi ki görüşcez gitcez mecburi de olsa napalım.Bu mecburiyet ne kadar beni delirtsede.Ama kimse bişey beklemesin işte.Ne verdinki ne bekliyorsun.Gerçekten anlamak çok zor.Çoğu evlilik kaynana-gelin çatışmasından yıkılıyor bence.Erkekler de aradaki dengeyi kuramıyorlar.Benim de oğlum var Allah o günleri gösterir mi bilmem.Tek istediğim kimse mecburen bana gelmesin.Herşeyi mecbur olduğun için yapmak işkence.Mecbur olduğun için gülümsemek,saygı göstermek sözde sevmek.Çok kötü.Kimse kimsenin annesi yada kızı-oğlu olamaz o ayrı.Ama daha farklı bakış açılarıyla baksak birbirimize bence kaybetcek bir şeyimiz yok.İşte kırıldığımız yada sevilmediğimizi bildiğimiz zaten farklı bakış açısını zaten yakalayamıyoruz.Bir çoğuda iletişimsizlik.Konuşmamak.Sorunun kimse  onunla konuş.Kızım bana şöyle dedin ben şöyle anladım de.Karşındaki belki bilmiyor bir fırsat ver özür dilemek için.Önyargılardan kurtulmak çok zor.Hayatınızda belki de asla görüşmeyeceğiz hayatınıza sokmak istemeyeceğiniz insanlar aileniz olabiliyor.Sonra diyorsunuz ki ben nerdeyim ya ne işim var bu insanların içinde.Seneler geçtikten sonra;bir düşünüyorsun ki ne kadar yıpratmışlar ne kadar çok senden almışlar.Seçmek zaten baştan mümkün değil.Değiştirmek hiç değil.O yüzden Allah'tan onların kalbine merhamet diliyorum.



GÖRSEL ALINTIDIR

SENDEN ÖNCE BEN


Tatilde almıştım bu kitabı.Yazarın anlatım dili gerçekten çok iyi.Kısa sürede bitirdim.Ama ayy alın kahrolacaksınız ağlamaktan gebereceksiniz diyemeyeceğim.Ben mi çok ruhsuz oldum ne?Duygusal bir kitap evet.Ama ağlamadım.Kitabı beğendim okumanızı tavsiye ederim.

Arka Kapak Yazısı

Birbirlerine aşktan başka verecek hiçbir şeyleri yoktu...

Yaşamın ince detayları Loudan sorulur. Otobüs durağıyla ev arasında kaç adım var? Çalıştığı kafeye gelip gidenler nasıl bir hayat yaşıyor? Parlak yeşil elbisenin altına ne renk külotlu çorap giyilir? Onda bu soruların hepsinin cevabı var. Kolayca mutlu olabildiği küçücük dünyasında bilmediği tek şey hayatın çok daha karmaşık soru ve cevaplarla dolu olduğu...

Geçirdiği motosiklet kazasıyla hayatı altüst olan Will uzun süredir karmaşık sorularla meşgul. Bu hayatta diğer insanları mutlu eden küçük şeyler ona biraz olsun keyif vermiyor. Çevresindeki tüm renkler birden griye dönmüş ve böyle bir umutsuzluk içindeyken yapabileceği tek şeyin hayatını sonlandırmak olduğunu düşünüyor.

Peki, asık suratlı, aksi ve geçimsiz Will, Lounun rengârenk yaşamıyla karşılaşırsa neler olur?

Mucizelere inanmıyorsanız durup bir kez daha düşünün...

5 Kasım 2013 Salı

HIRSIZLAR




Kitap okumayı çok seviyorum.Bu sene yirmi bir kitap bitirdim.Birde sayıyorum evet üst üste koyuyorum bakıyorum.Hoşuma gidiyor.Bazı aldığım çok merak ettiğim kitapları okumaya bile zor kıyıyorum hemen bitecekler diye.Bu kitap sevgisini eşime de bulaştırdım.O da sayemde okuyor hatta birbirimizle yarışıyoruz diyebiliriz.O daha çok tarihi kitaplar ve macera kitapları severken,ben aşk olsun iyi kurgulanmış bir roman olsun bu tarz kitapları seviyorum.Çok büyük değil kitaplığımız henüz.Kitabımız bittikçe oturup hangi kitapları istiyorsak siparişini veriyoruz.İnternet olmasa eminim daha çok okuruz.Televizyon zaten açmıyoruz bile artık.
İzlemek istediğim birşey varsa internetten sonradan izliyorum.
Beni en çok rahatsız eden konu ise kitap hırsızları.Ben artık onlara hırsız diyorum.Çünkü ödünç alınan şey geri verilmiyorsa bu hırsızlıktır.Bende onu paramla alıyorum en nihayetinde.Geri getirmemiş üstüne üstelik başkasına vermiş.Ondan da geri almamış.Bu çok büyük terbiyesizlik bana göre.Hee bu da yetmiyor başka kitabı istiyor.Siz olsanız naparsınız?Böyle bir şey olabilir mi?Nedir bu yüzsüzlük?Kitap olduğu için mi bu böyle?Başka bir eşya olsaydı bu kadar yüzsüzlük yapabilcek miydin?
Diyorum ki bende dişimden tırnağımdan arttırıp alıyorum o güzel kitapları.Ya benim baktığım gibi bakın.Ben bakamam diyorsanız da rica ederim almayın. Mücevherim çalınmış gibi hissediyorum o zaman.

Evlendik veee


İşte çoğumuzun hayatı bu.Sonsuza kadar kredi ,borç fatura ödemek.Allah hepimize ödeme kolaylığı nasip etsin ne diyelim.

4 Kasım 2013 Pazartesi

BİZ KADINLAR HİÇ KİMSENİN MALI YADA EŞYASI DEĞİLİZ





KAYNAK

Barbie Azdırıyor mu?


Ne söylesem bilemiyorum.Barbi müminleri mi azdırıyor?Şu habere bak Allah aşkına bu nedir ya?Sizler nasıl insansınız nasıl müslümansınız ben anlayamadım gitti.Önce insan olunya sonra ne olcaksanız zaten olursunuz.








3 Kasım 2013 Pazar

Sevdin mi Ferhat Gibi Sev


Artık hayatın başka yönlerini görmek ve keşfetmek istiyorum.Bu dünyaya sadece işe gelip gitmek fatura borç ödemeye gelmiş gibi hissediyorum.Akşamları eve gel gene çalış.Hiçbir şey ruhumu tatmin etmiyor nedense.Siz de böyle misiniz?Yani başka arayışlar içine girer misiniz?Bu can sıkıntısı da değil.Hafta sonları evet bir şeyler yaparız ama işte alışveriş merkezine gitmek ,çocuğu eylemek (çok büyük bir iş tabiki)yemek,temizlik.Kırk yılda bir dostlarla bir araya gelmek ki paha biçilemez.Eee başka bir şey yok.Hani bir şey için yararlı olmak birinin hayatına dokunmak çok zor değil diye düşünüyorum.Bu sıralar Erdal Demirkıran okuyorum oda ufkumu genişletti açıkçası.Diyor ki;sevdin mi Mecnun gibi sevip düşme çöle,
                         sevdin mi Ferhat gibi sev hiç olmazsa,
                         git dağ del,su getir köyüne de aşkın bir işe yarasın!

Ne kadar doğru sözler.Boş boş yaşamayı bırakmalıyız.Biraz sorgulamalıyız.Bir bakıyoruz ki seneler geçmiş ne yaptık hiç koskoca hiç.Ve hiçbir şey hatırlamıyoruz.Bizim elimizle ittiğimiz şeyler başkalarının hayatlarında  çok şey değiştirebilir.Hayatta en büyük mutluluk bana göre gece başını yastığa huzurlu ve mutlu bir şekilde koyabilmektir.Bir ekmeğin ,bir sözün,bir gülümsemenin getireceği şeyler hiç de zor şeyler değil.




Görsel alıntıdır.